Strateji: Model Portföy Hisse Önerileri

Hisse senetlerindeki sert satış sonrası borsada güçlü bir getiri performansı oluştuğunu düşünüyoruz. Ancak toparlanmanın zamana yayılmasını ve dönemsel beklentilere bağlı olarak (daha az yabancı katılımıyla) hisse bazlı olmasını bekliyoruz. Kurda istikrarın sağlanmasıyla yukarı yönlü hareketin Mart sonrası (Covid-19’u takiben) olduğu gibi, nispeten kuvvetle 3Ç20 beklentilerine paralel olarak perakende, dayanıklı tüketim, otomotiv ve teknoloji ağırlıklı olmasını ve bu sektörlerde de ilginin nispeten defansif hisselere yönelmesini bekliyoruz.

Bankacılık sektörünün fiyat avantajına rağmen yabancı yatırımcı katılımının zayıflaması ve küresel zayıflık nedeniyle geride kalabileceğini düşünüyoruz. Önümüzdeki bir ay için model portföyümüzden Garanti Bankası ve Vestel Beyaz Eşya hisselerini çıkarıyoruz. Portföye Arçelik, Bim ve Koza Altın hisselerini ekliyoruz.

Düşen piyasada BIST’i hafif bir farkla geçtik. En son portföy değişikliklerini duyurduğumuz 1 Haziran itibarıyla portföy kaybımız -%5,4 oldu ve BIST toplam getiri endeksine kıyasla %4,6 negatif fark oluştu. Portföye en yüksek getiriyi Vestel Beyaz Eşya, Turkcell, Aselsan ve Doğan Holding sağlarken, Garanti Bankası, Yapı Kredi ve Koç Holding ortalama getiriyi düşürdü.

Temmuz ayı sonuçlarının ardından, model portföy öneri listemizin (yayımlamaya başladığımız 2014 başından bugüne kadar olan) getirisi %265’e geriledi. Aynı dönemde getirimizi karşılaştırdığımız BIST-100 toplam getiri endeksi (temettü getirisi için düzeltilmiş) %90’a düştü. Buna göre portföyümüzün göreceli getirisi %92’ye geriledi.

Yurtdışından olumsuz ayrıştık

Temmuz ayı küresel düzeyde artan Covid-19 ikinci dalga endişeleri ile başladı. Ancak ayın geneline baktığımızda ABD ve Avrupa hisse senetlerinin Temmuz başından bugüne kadar iyimserliği koruyabildiği görülüyor. Yıl sonuna kadar Covid19 aşısının bulunacağı yönündeki açıklamalar, ABD’de Kasım seçimleri öncesi yeni bir destek paketinin konuşulması ve Avrupa’da finansal
destek paketi üzerinde uzlaşı sağlanması gelişmekte olan ülke piyasalarında iyimserliğin korunmasına yardımcı oluyor. Diğer taraftan 15 Ağustos ticaret görüşmeleri öncesi Çin-ABD ilişkilerinde gerginleşme ve Covid-19 vakalarının ekonomileri ek tedbirler almaya yöneltmesi riski halen önemini koruyor.

Enflasyonda rakamları ve kur oynaklığı hisse senedi piyasasını baskılıyor

Haziran enflasyon verisinin beklenenden yüksek çıkmasının ardından Temmuz başında kısa bir satış dalgası gözlenen BIST’te satışlar TL oynaklığının artmasıyla ay sonunda daha şiddetli geri geldi. Ay boyunca 900’lü rakamlarda seyreden günlük Covid-19 vaka sayılarının yurtdışına paralel olarak artabileceği endişesi özellikle turizm ve cari denge beklentilerinde temkinli görüşün ağırlık kazanmasına yol açtı. Ağustos başında gelen Almanya’nın dört önemli turizm şehrimizi uyarı listesinden çıkarması haberi ve kurda oynaklığı azaltmaya dönük düzenleme değişiklikleri ise henüz rakamlara tam yansımadı.

Yabancı çıkışı BIST’i olumsuz ayrıştırdı

Bir aylık bekleyişin ardından yabancı yatırımcılar Temmuz ayında 0,9 milyar dolar tutarında satış yaptılar. Böylece yılbaşına göre hisse senedinden yabancı yatırımcı çıkışı 5,0 milyar doları aştı. Yabancıların Ağustos’un ilk haftasında da net satıcı olduğunu tahmin ediyoruz. Son bir haftalık kayıpların ardından BIST-100’ün son bir aylık kaybı %15 ve yılbaşına göre kaybı %26 oldu. Böylece Türk hisse senetleri MSCI-GOÜ kategorisinde Kolombiya, Yunanistan, Brezilya ve Peru’nun ardından sondan beşinci olarak sıralandı. S&P500 endeksi ise son bir ayda %6 ve yılbaşına göre %4 artış gösterdi. Hisse fiyatlarındaki gerileme ve analistlerin kâr güncellemelerinin ardından BIST-100’ün F/K oranı 6,2 ile GOÜ ülkeleri arasında en düşük seviyede ve tarihsel ortalamasına göre de en yüksek ıskontoya sahip olmasıyla dikkat çekiyor. BIST-100’ün GOÜ’ye olan F/K iskontosu da %57 ile rekor kırdı.

Ağustos’ta bu seviyelerde destek aranacak

Son gerilemenin ardından BIST-100 endeksi 2018’den önce bir kez ve 2018’den sonra üç kez destek bulduğu dolar bazında yaklaşık 1.30’a karşılık gelen seviyenin %10 kadar üzerinde bulunuyor. Ağustos ayı ile birlikte ekonomik canlanmaya büyük katkı sağlayan ancak enflasyona da yukarı yönlü etki eden kredi aktivitesinde yavaşlama, mevduat ve kredi faizlerinde bir miktar artış, baz etkisi sayesinde yıllık enflasyonda kademeli geri çekiliş ve son dönemde ivmelenen ihracatta güçlenme ve turizm gelirlerinde Almanya ve Rusya’dan girişlerle birlikte yavaş ta olsa bir toparlanma bekliyoruz.

Gıda perakendeciliği, dayanıklı tüketim, madencilik ve otomotiv yine öne çıkar

Yılbaşına göre getirilere baktığımızda bu dört sektörün diğerlerinden olumlu ayrıştığını ve bankaların, havacılık hisseleri ile birlikte en kötü performansa sahip olduğunu görüyoruz. İç pazardaki canlanma ivmesinin ilgili şirketlerin 3Ç20 finansallarına da olumlu yansımasını bekliyoruz. Bu nedenle Ağustos ayında yine bu sektörlerin ön planda olacağını tahmin ediyoruz. Bankacılık sektör endeksi ise düşüşün ardından dolar bazında aşağı yukarı daha önce 2018 kur dalgalanması sonrası gördüğümüz son 17 yıllık tarihsel dip seviyesine geldi. Banka/Sanayi endeksi de BIST tarihindeki en düşük seviyede bulunuyor. Tüm bunlar bankalar için teşvik edici göstergeler olarak görülse de Merkez Bankası’ndan gelecek olası sıkılaştırma adımlarının, yabancı yatırımcıların satış eğilimini korumasının ve küresel piyasalarda da bankalara dönük zayıf ilginin hızlı bir toparlanmayı engelleyeceğini düşünüyoruz. Havacılık sektöründe de toparlanma adımları yavaş yavaş gerçekleşecek. Bu yüzden bu sektöre ilişkin temkinli duruşun da korunması gerektiğini düşünüyoruz.

Hisse Önerileri

Arçelik

Yatırım teması:

Arçelik gelirlerinin yaklaşık %60’ını uluslararası satışlardan elden eden ihracata yönelik bir şirkettir. Covid-19 pandemisi şirketin ihracat satışlarını olumsuz etkilese de, Mayıs ayından itibaren Avrupa ekonomisinin yeniden açılması (1Y20 itibariyle Avrupa satışları şirketin toplam satışlarının %44’ünü oluşturmakta) ile Arçelik’in 2Y20 operasyonlarında kademeli bir iyileşme sağlayacaktır. Aslında, Mayıs ayında Almanya ve Doğu Avrupa’da toparlanma başladı ve Haziran ayında Arçelik’in faaliyet gösterdiği bütün Avrupa pazarları büyüme gösterdi. Arçelik yönetimi Avrupa’da yaşanan kapamaların ardından ertelenmiş taleple birlikte Temmuz ve Ağustos siparişleri bu güçlü eğilimin devam ettiğini söyledi.

Para birimleri açısından bakıldığında, ihracat satışları zayıf TL’den ve marjlar yüksek €/$ paritesinden olumlu etkilenmektedir. Ek olarak, döviz bazlı hammaddeler olan çelik ve plastikte yaşanan düşüş eğiliminin 2Y20’de devam etmesini ve marjları desteklemesini öngörüyoruz.

İç piyasada ise (1Y20 itibariyle Türkiye satışları şirketin toplam satışlarının %40’ını oluşturmakta) bayilerin düşük stokları dikkate alındığında 2Y20’de büyümenin devam etmesini bekliyoruz.

Hisse performansını etkileyebilecek faktörler:

Güçlü nakit akışı ve net kar momentumu hisseyi destekleyecek faktörler olarak sıralanabilir.

Değerleme:

Arçelik hisseleri 2020T olan 5,9x FD/FAVÖK ve 9,5x F/K çarpanları ile işlem görmektedir.

 

Aselsan

Yatırım teması:

Mevcut ortamda Aselsan defansif bir şirket olarak ön plana çıkıyor. Faaliyetleri makro ekonomik ortama bağımlı değil. Savunma projeleri devam ediyor duraklama yok. Şirket tam kadroyla çalışmalarına devam ettiğin belirtti. Yeni sözleşmelere imza atmaya devam ediyor. Siparişler bakiyesinin yaklaşık %75’i döviz bazlı ancak maliyetlerin %40’ı döviz bazlı olduğundan kur hareketlerden olumsuz etkilenmiyor.

1Ç20 bilançosunda şirket, azalan tahsilatlara rağmen net nakit pozisyonda kalmayı başardı. 2Ç ve 3Ç’de net borç pozisyona geçmesi bekleniyor ancak 4Ç’de yıllık proje teslimatlar yapılıyor olması nedeniyle tahsilatların hızlanacağını ve tekrar net nakit pozisyona geçeceğini, böylece pozitif nakit akımına ulaşacağını düşünüyoruz.

Hisse performansını etkileyebilecek faktörler:

Yeni sözleşmelerin kazanılması ve alacakların tahsilatında güçlü kalınması

Değerleme:

Hisse iyi performans göstermesine rağmen, 2020T F/K çarpanı 8,7 ile halen cazip seviyelerde.

 

Bim

Yatırım teması:

Bim güçlü operasyonel performans ve sağlıklı bilanço yapısı (döviz açık pozisyonu yok) ile mevcut ortamda defansif yapısı ile öne çıkıyor. Bim koronavirüs salgınından tüketicilerin evde tüketimin artışına paralel sepet büyüklüklerini hızla arttırdığından olumlu etkilendi. Ayrıca, Bim tüketici tarafından kabul görmüş özel markalı ürünlerdeki yüksek pay (toplam satışlarda% 67) müşteri trafiğini desteklemeye devam edeceğini düşünüyoruz.

FİLE (süpermarket) formatı ile Bim’in uzun vadeli büyüme hikayesi sağladığını düşünüyoruz.

2020’de yıllık bazda %28 ciro büyüme ve %7,9 FAVÖK marjı öngörüyoruz.

Hisse performansını etkileyebilecek faktörler:

Güçlü nakit akışı, devam eden ciro büyümeleri ve net kar momentumu hisseyi destekleyecek faktörler olarak sıralanabilir.

Değerleme:

Şirket için yaptığımız varsayımlar üzerinden hesapladığımız 8.3x 2021T FD/FAVÖK ve 17.6x F/K ile işlem görmektedir. Hedef fiyatımız olan 75.00 TL/hisse %20 yukarı potansiyel sunmaktadır.

 

Coca Cola İçecek

Yatırım teması:

Coca Cola İçecek (CCI) hissesi, Covid-19 önlemlerinin Şirket’in yüksek kar marjlı yerinde tüketim satışları üzerinde oluşturması beklenen negatif etki nedeniyle son 3 aylık dönemde baskı altında kaldı. Yurt içi satışlarda bu satış kanalının ağırlığının yüksek olması nedeniyle (toplam içindeki payı %25), ikinci çeyrek satış performansı zayıf olacaktır. Ancak, önlemlerin beklentilerden daha erken kaldırılmaya başlanması ve özellikle Orta Asya’da satış performansının çok fazla etkilenmemesini göz önünde bulundurduğumuzda, CCİ’in tüm yıl konsolide satış performansı için endişelerimiz azaldı.

Bununla beraber, 2020 yılı için toplam satışlarda %8 daralma bekliyoruz ve Covid-19 öncesi performansın 2021 yılında tekrar yakalanacağını öngörüyoruz. Karlılık tarafında ise, yönetimin maliyet düşürücü önlemlerinin kar marjındaki daralmayı sınırlayacağını hesaplıyoruz.

Hisse performansını etkileyebilecek faktörler:

Yerinde tüketim kanalındaki trafiğin beklenenden daha hızlı toparlamasının, yüksek marjlı ürünlerin toplam içindeki payını artıracağı için, Şirket’in karlılığı, dolaysı ile hisse için önemli bir itici güç olabileceğini düşünüyoruz.

2020 yılında Şirket’in ana odak noktası nakit yönetimi olacaktır. Ancak, daha uzun vadede inorganik büyüme potansiyelleri ortaya çıkabilir.

Değerleme:

CCİ’in değerlemesinde eşit ağrılık vererek İNA ve çarpan yöntemlerini kullanıyoruz. hedef fiyatımız olan 56.00 TL/hisse %40 yukarı potansiyel sunmaktadır. Ayrıca, Şirket için yaptığımız varsayımlar üzerinden hesapladığımız 5.1 2021T FD/FAVÖK ve 10.5 F/K, benzer şirketlerin ortalamasına göre %28 ve %40 iskontoludur.

 

Doğan Holding

Yatırım teması:

Türkiye’nin önde gelen holding şirketlerinden olan Doğan Holding için değerlemesinde parçaların toplamı metodunu kullandık. 2018’in ikinci çeyreğinde medya varlıklarının satışı ardından, DOHOL yüklü miktarda nakde sahip oldu. Şirketin Mart sonu itibariyle 505 milyon dolar net nakit pozisyonu var. Nakit olmayan varlıklara yaklaşık 1 milyar dolar değer biçiyoruz. Bilançosunda yüksek miktarda bulunan nakdi döviz ve döviz bazlı enstrümanlarda olduğundan kur volatilitesine karşı korumalı.

Hisse performansını etkileyebilecek faktörler:

DOHOL çeşitli sektörlerde varlık satın alım imkanlarını araştırıyor. Şirket otomotiv yan sanayi, kimya ve paketleme sektörlerine ilgi duyduğunu açıkladı. Temmuz’da 57,8 milyon euroı’ya ambalaj şirketi satın aldı. Kimya sektöründe kompozit malzeme gibi yüksek teknoloji ile katma değer sağlayan şirketler peşinde.

Değerleme:

Doğan Holding’in (DOHOL) cari fiyatı Net Aktif Değerine (NAD) göre %46 iskonto taşıyor. 12 aylık fiyat hedefini 2,69 TL olarak hesaplıyoruz. Bu hedef değere göre de %37 yukarı potansiyel var.

 

Koç Holding

Yatırım teması:

Koç Holding enerji, otomotiv, dayanıklı tüketim, bankacılık, turizm, gıda ve perakendecilik sektörlerindeki varlığı ile dengeli bir yatırım aracı olma özelliğindedir. Şirket’in gelirlerinin yaklaşık yarısı yurt dışı ve Türkiye’de yerleşik ama dövize endeksli cirolardan gelmektedir. Şirket bu şekilde, yurt içinde yaşanabilecek ekonomik olumsuzluklara karşı korunma sağlamaktadır. Mevcut zayıf makro ekonomik ortamda Koç Holding’in stratejisinde yeni büyük yatırım harcamalar bulunmuyor ve maliyet kısıtlayıcı önlemler var. Koç ailesinin kendi içsel yapısını kurumsal yönetim ilkeleri çerçevesinde oluşturmuş, Temel Ticaret adlı yatırım şirketi ile istikrarlı hissedarlık sağlıyor. Net Aktif Değerinin yaklaşık %85’i halka açık şirketlerden oluştuğundan faaliyetlerde şeffaflık söz konusu. Koç Holding’in portföyü dengeli bir şekilde defansif (toplam varlıkların %55’i) ve büyüme (toplam varlıkların %45’i) şirketleri arasında dağılmış durumda. Koç Holding kombine cironun %50’sinden fazlası döviz ve dövize endeksli olduğundan defansif niteliklere sahip.

Hisse performansını etkileyebilecek faktörler:

Yurtiçi ve yurtdışı piyasalarda Covid-19 salgını sonrası talep toparlanmaları Potansiyel kurumsal finansman hareketleri, birleşmeler, satın almalar, şirket/varlık satışları gibi

Değerleme:

Cari piyasa değeri bizim hesapladığımız cari net aktif değere göre %22 ıskontoda işlem görüyor. 5 yıllık tarihsel ortalaması %8. Hedef net aktif değerlemeden hisse başına 23,00 TL hedef buluyoruz, buna göre de %53 yukarı potansiyeli bulunmaktadır.

 

Koza Altın

Yatırım teması:

2020 yılında korona virüs sebebiyle altın üretiminin 280bin ons seviyelerine düşecek olmasına rağmen, altın fiyatlarındaki güçlü seyir ve TL’deki zayıflık, hisse fiyatını destekleyecektir. Altın fiyatı ortalaması 2019 yılında 1.392 dolar ortalamasıyla kapattıktan sonra sene başından bu yana ortalama 1.684 dolar olarak gerçekleşti. Koza Altın Borsa İstanbul’daki en yüksek likiditeye sahip bilançolardan birine sahiptir. Şirketin 1. çeyrek sonundaki 4,8milyar TL seviyesindeki net nakdi piyasa değerinin %37’sine denk gelmektedir. Ortaklık konusu netleşmeden temettü ödemesi ya da önemli bir yatırım harcaması beklemediğimiz için nakdin birikmeye devam etmesini ve 2020 sonunda 6,6milyar TL seviyesine yükselmesini bekliyoruz.

Hisse performansını etkileyebilecek faktörler:

Altın fiyatlarındaki güçlü seyir, TL’deki zayıflık, ortaklık yapısına ilişkin gelişmeler

Değerleme:

Hisse 2020 yılı beklentilerine göre 2,8x FD/FAVÖK ve 6,5x F/K çarpanlarından işlem görmektedir.

 

Tofaş Oto

Yatırım teması:

Tofaş 2019 yılında 6 puanlık pazar payı kazanımı ve 0.8 puanlık vergi öncesi kar marjında iyileşme kaydederek nakit akışında önemli derecede iyileşme sağlamıştı. 2020 yılında, pazar payında beklendiği gibi bir miktar normalleşme yaşanırken, hem yurt içi hem de yurt dışı satış hacimlerinde artış sağladı. Covid-19 salgını nedeniyle ihracat pazarlarında talep daralması riski ile karşı karşıya olduğumuz bu dönemde, Tofaş’ın ana ortaklarından FCA ile yapmış olduğu al ya da öde kontratları, 2Ç20 sonuçlarında da gördüğümüz gibi, nakit akışının etkilenmesini önleyecektir. Ayrıca, yurt içi pazarda, yüksek kar marjlı hafif ticari araçlara olan güçlü talebin 2020’de net kar artışını destekleyeceğini düşünüyoruz.

Hisse performansını etkileyebilecek faktörler:

2020 içerisinde, Doblo kontratının geleceğinin netleşmesi ve FCA-PSA birleşmesi ile ilgili gelişmeler hisse performansı açısından yakından takip ediliyor olacak.

İtalya’da otomotiv piyasasını canlandırmak için getirilebilecek olan potansiyel bir hurda teşvikinin, Tofaş’ın ihracat hacimlerini destekleyebileceğini düşünüyoruz.

Değerleme:

Avrupa pazarındaki talep zayıflığı nedeniyle ihracat hacimlerinde 4Ç20’ye kadar önemli bir toparlama beklemiyoruz. Diğer taraftan yurt içinde oluşan hızlı talep toparlamasının düşük faiz ortamı sayesinde devam edeceğini düşünüyoruz. Tofaş için 30.50 TL/hisse olan hedef fiyatımızı koruyoruz. 4,4x 2020T FD/FAVÖK ile benzer şirket grubu ortalamasına göre %40 iskontolu işlem gören Tofaş’ın cazip seviyede olduğunu düşünüyoruz. 30.50 TL/hisse olan hedef fiyatımız %33 yukarı potansiyel sunmaktadır.

 

Turkcell

Yatırım teması:

Reel gelir büyümesinin devam etmesi, güçlü net kar büyümesi ve temettü verimi hisse için olumlu fiyatlamayı getirecek faktörler olarak sıralanabilir. Ana senaryomuza göre, Turkcell’in koronavirusü etkisinden en az etkilenecek şirketlerden biri olduğunu düşünüyoruz ve söz konusu faktörlerin hisseyi desteklemesini bekliyoruz. Turkcell için önümüzdeki üç yılda yıllık ortalama %13 gelir büyümesi öngörüyoruz, temettü veriminin ise önümüzdeki üç yılda toplam %20 olmasını bekliyoruz. Ayrıca, Türkiye Varlık Fonu’nun Türkcell’de ana ortak konumuna gelmesi uzun yıllardır devam eden ortaklar arasındaki ihtilafın da sonlanması anlamına geliyor.

Hisse performansını etkileyebilecek faktörler:

Türkiye Varlık Fonu’nun Türkcell’de %26 ile en büyük ortak konumuna gelmesini sağlayacak işlemlerin tamamlanması ve 2019 yılı karından dağıtılacak temettünün açıklanması hisseyi destekleyecek en önemli beklentilerdir. Net borcun 1 yıllık faaliyet karının altına düşmesi itibariyle şirketin güçlü bir bilançoya sahip olması, uzun döviz pozisyonu ve defansif özellikleriyle Turkcell’in özellikle koronavirüsün etkilerinin hissedildiği dönemde endekse göre daha iyi getiri sağlamasını bekliyoruz.

Değerleme:

Hisse 2020 yılı tahminleri dikkate alındığında 3,6x FD/FAVÖK çarpanıyla işlem görmektedir.

 

Yapı Kredi Bankası

Yatırım teması:

Yapı Kredi Bankası 2Ç20’de beklentiler paralelinde 1,3 milyar TL net kâr açıkladı ve yılın ilk altı ayında %11,6 düzeyinde kalan öz kaynak kârlılık oranının yılın tamamında a bu seviyelere yakın gerçekleşeceği duyuruldu. Buna göre banka için net kâr beklentimiz 2020 yılı için 4,5 milyar TL (%25 artış), 2021 yılı için 6,3 milyar TL (%39 artış) düzeyinde bulunuyor. Bu beklenti paralelinde bankanın 2021 yılı F/K ve F/DD oranları emsalleri arasında en düşük ikinci sırada bulunuyor.

Yapı Kredi 2020/6 ay döneminde yüksek aktif rasyosuna sahip olması nedeniyle krediler tarafında daha yavaş bir büyüme gerçekleştirdi. Bu yaklaşımın ilk altı ayda net faiz marjına olumlu etkisini gördük, yılın ikinci yarısında da bankanın aktif kalitesinin dirençli kalmasına katkı sağlayabileceğini düşünüyoruz.

Yapı Kredi 2Ç20 sonunda 17,7 milyar TL (%6,7) sorunlu kredi ve 40,5 milyar TL (%15,2) yakın izlemedeki kredi tutarın sahip. Bankanın toplam kredi karşılık tutarı ise 20 milyar TL düzeyinde. Yapı Kredi Bankası ayrıca 4,0 milyar TL’si bir yıl içerisinde ödenecek toplam 11,5 milyar TL döviz borç yükümlüğü taşıyor. Buna karşılık bankanın döviz likiditesi 14,0 milyar TL düzeyinde bulunuyor.

Hisse performansını etkileyebilecek faktörler:

Kur tarafındaki oynaklığın azalması, ekonomide Covid-19’un yol açacağı olumsuzluklardan hızlı ve güçlü bir şekilde kurtulması.

Değerleme:

Yapı Kredi Bankası 2021 tahminleri üzerinden 0,3 F/DD ve 2,8 F/K oranı ile işlem görmektedir. Bankanın kârlılık oranı düşük kaldığı için bu iskonto makul görünebilir. Ancak Yapı Kredi’nin yeni dönemde rakiplerinin kârlılık oranlarını tedricen yakalamasını bekliyoruz.

 

YASAL UYARI

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

 

Ak Yatırım

The post Ak Yatırım Model Portföy Hisse Önerilerini Güncelledi appeared first on ParaAnaliz.

Facebook Comments