AB ve/ya Euro-bölgesi devletleri Covid-19 salgını esnasında çok kötü bir sınav verdi.  AB’nin ruhunu temsil eden kardeşlik ve dayanışma unutuldu, her devlet kendi ülkesini kurtarmaya çalışırken, İspanya ve İtalya kaderine terkedildi. Brüksel, Fransa Başkanı Macron ve Alman Şansölye Merkel AB’den yeni kopmalar olabileceğinin farkında. Bu yüzden Euro530 milyar tutarında bir kalkınma ve mali  destek paketi teklif ettiler. Bu miktar AB Komisyonu tarafından tüm üye ülkelerin taahhütü ile borçlanılıp, salgında zarar gören ülkelere hibe olarak taksim edilecek. Ardından, yeni AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen 7 yıllık bütçe zarfında harcanacak €uro1.85 trilyonluk bir kalkınma ve değişim programını masaya koydu.  Bu tekliflerin “Tutumlu ya da Pinti Dörtlü” olarak anılan Avusturya, Danimarka, Hollanda ve İsveç tarafından benimsenmesi mümkün mü?  Dev harcama paketi Türkiye’yi nasıl etkiler?

 

Macron-Merkel’in hibe paketi henüz hazmedilmeden von der Leyen’in bunu AB’nin 2021-2027 bütçesinin bir parçası olarak tanımlayan, ek olarak da yenilenebilir enerji yatırımları, tedarik zinciri renovasyonu  ve  sağlık sistemlerinin yenilenmesi  için €uro1.85 trilyona varan harcama planı teklif etmesi önce garipsendi. Fakat, von der Leyen bu sayede Doğu Avrupa ülkelerinin hibe paketine destek vermesini sağladı. Çünkü Macron-Merkel hibe paketinden daha çok Güney Avrupa yararlanacak, fakat Leyen’in bütçesinde her ülke için bir kaşık bal var.

 

Merkel ise seçmenden gelebilecek itirazları dikkate almadan şimdiden Almanya’nın €uro135 milyar katılımını garanti etti.

AB yapısı itibarıyla çok yavaş karar alıp  uygulayan bir örgüt. Bu kez de Tutumlu Dörtlü’yü ikna etmek, fonları adil biçimde paylaşmak ve üye devletlerin hibeleri hükümet eden partiler lehine kullanmasını önlemek için çok çetin pazarlıklar bekliyor Avrupalı’ları. Bu dosyalar Haziran ara-yıl zirvesinde liderler tarafından ele alınacak. Ana prensiplerde uzlaşma sağlanırsa, detaylar Komisyona ve komitelere havale edilecek.

 

Bu konuda yazan uzman ve ekonomistlerin çoğunluğu hibe ve harcamalardan oluşan bir paketin bugünkü şekliyle değilse bile, daha ufak bir dozda benimseneceği kanaatinde.

 

Eğer teklifler reddedilirse, Brexit’ten sonra İtalya’da  da ayrılıkçı rüzgarların esmesi nerdeyse kesin. AB bu anlamda tarihi bir dönüm noktasında. Salgın esnasında rüştünü ispat edemedi, şimdi özür dilemek için elini cebine atması gerekecek.

Teklifin kabul edilip harcamaların 2021’de başlaması çok önemli. Çünkü Avrupa ekonomisi bu yıl %10  civarında daralabilir ve 2022 sonlarına kadar da krizden önceki temposuna dönmekte zorluk çeker. İtalya, Portekiz ve Yunanistan gibi devletlerin artık borçlanarak ekonomik toparlanmayı finanse etmesi ihtimali kalmadı. AMB her zaman olduğu gibi yeni yöntemlerle para arzını artıracak, ama Alman Anayasa Mahkemesi’nin AMB’nın yetkilerini aştığına dair verdiği ara-karar, işini zorlaştırıyor. Ek olarak, para basmanın bütçe harcamaları kadar etkili olmadığı da biliniyor.

Harcama ve hibe paketlerinin onaylanmadığı bir gelecekte, İtalya’da bir borç krizi de söz konusu olabilir. Uzun süren resesyon Avrupa’da her daim fırsat kollayan Müslüman ve göçmen düşmanı aşırı-sağcı partilere iktidar kapısını dahi açabilir.

Dev harcama paketinin Türkiye’yle bağlantısı bu noktada başlıyor. Aşırı sağcıların iyice güç kazandığı bir gelecekte, Türkiye-AB ilişkisinin tamiri çok güç olacak. Aksine, Müslüman ve Türkler’e tacizlerin artması, halen Türkiye’de bazı anketlerde  yükselen AB üyeliği özlemini bile  körletebilir.

Ekonomik açıdan, AB’nin uzun süre resesyonda kalması hem turist akımlarını azaltır, hem de bölgeye yaptığımız ihracatı.   Başkan Erdoğan, ekonomiyi bir an önce tam kapasite çalıştırarak Asya’dan bölgeye kayacak tedarik zincirlerinden pay almayı hedefliyor. Bu planın tutması için önce Avrupa’nın tedarik kaynaklarını çeşitlendirecek ve özel sektörün yeni yatırımlar yapacak kaynağı olmalı.

Dev harcama ve hibe paketinin bazı dezavantajları da olabilir. Örneğin, AB’nin iklim değişikliğiyle mücadele standartlarını karşılamayan ülkelerden ihracata karbon vergisi salması bir olasılık. Türkiye bu ülkelerden biri ve Yeni Avrupa’da yerimizi almak için bizim özel sektörün de makina ve ekipmanı yenilemesi gerekebilir.

 

 

FÖŞ

 

Macron ve Merkel’den AB’ye 500 milyar…Önerisi

 

Lagarde: Euro Bölgesi ekonomisi 2020’de yüzde 8 ile 12 arasında daralabilir

 

Dünya Ekonomisi entübe durumda

 

FÖŞ anlattı: Ekonomilerin Kayıp Yılları: 2020-2021

 

 

The post Analiz:  AB tarihi dönüm noktasında appeared first on ParaAnaliz.

Facebook Comments