TÜİK, Mayıs ayı tüketici ve üretici enflasyon verilerini açıkladı. Grafikte de görüldüğü gibi, aylık değişimlere baktığımızda her iki endeks de Aralık 2019’dan bu yana aralıksız yükselişini sürdürüyor.

TÜFE (2003=100) 2020 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %1,36, bir önceki yılın Aralık ayına göre %4,57, bir önceki yılın aynı ayına göre %11,39 ve on iki aylık ortalamalara göre %12,10 artış gerçekleşti.

Yİ-ÜFE (2003=100) 2020 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre %1,54, bir önceki yılın Aralık ayına göre %6,15, bir önceki yılın aynı ayına göre %5,53 ve on iki aylık ortalamalara göre %9,14 artış gösterdi.

Yıllık bazda bakıldığında elbette tablo daha ılımlı çünkü bir önceki yılın aynı ayına ait endeks değerlerindeki değişimi veriyor:

Yukarıdaki grafiğe dikkat ederseniz, enflasyondaki yıllık değişimleri Türk lirasındaki değişimle anlatmaya çalışıyorum. Neden böyle bir şey yapıyorum?

Çünkü üretim bacağında ithal ara malı girdilerine bağımlıyız. İthalatı döviz ödemesi yaparak gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla da girdi mallarının Türk lirası cinsinden artışı üretim maliyetlerini dolayısıyla da fabrika çıkış fiyatlarını etkileyen en önemli faktör. Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, fiyat artışlarında bir diğer önemli faktör de mallar üzerindeki vergilerin artışıdır.

 

Küresel imalat sektöründe kötüleşme Mayıs ayında da sürdü, fiyat artışları sinyalleri gelmeye başladı

Dünya imalat sektörü üretiminin %98’inin oluşturan 40’tan fazla ülkedeki satınalma müdürleri endekslerini (PMI) derleyen JP Morgan, Mayıs ayında sektördeki kötüleşmenin devam ettiğini duyurdu. JP Morgan Küresel İmalat Sektörü PMI endeksi, Nisan’da kaydedilen 39,6 seviyesinden Mayıs ayında 42,4 seviyesine yükseldi. Endeksin 50 seviyesinin altında olması sektörde bir önceki aya göre kötüleşmeye işaret ediyor. Nisan ayı ile karşılaştırıldığında sektördeki kötüleşmede kısmen bir zayıflama var. Küresel imalat sektöründe Mayıs ayında yaşanan gelişmeleri özetleyelim:

Üretim, yeni siparişler, yeni ihracat siparişleri, satın alımlar ve gelecek döneme ilişkin üretim beklentileri Mayıs ayında 2008-2009 küresel finans krizi seviyelerinden çok daha sert düşüşler yaşıyor. Girdi fiyatları ve çıktı fiyatlarındaki kötüleşme zayıflayarak da olsa sürdü. Mayıs ayında istihdamda ABD, Euro Bölgesi, Hindistan, Güney Kore, Brezilya ve İngiltere sert düşüşler kaydetti. Çin ve Japonya’da istihdamdaki azalış kısmen daha iyimser bir tablo ortaya koydu.

Mayıs ayında küresel imalat sektöründeki kötüleşmeden ayrı hareket eden iki istisna ülke var: İzolasyon tedbirlerindeki gevşemelerin etkisiyle üretimin kısmen başladığı Çin ve Kazakistan. Çin imalat sektörü PMI endeksi Nisan’daki 49,4 seviyesinden Mayıs ayında 50,7 seviyesine yükseldi. Kazakistan imalat sektörü PMI da Nisan’daki 39,3 seviyesinden Mayıs ayında 50,1 seviyesine yükseldi. Endeksin 50 seviyesinin yukarısındaki değerler sektörün önceki aya göre iyileştiğini gösteriyor.

İki istisna ülkenin bize verdiği mesaj şu: izolasyonda gevşeme imalat sektöründe üretimde ve fabrika çıkış fiyatlarında yükselişi getiriyor.

Elbette pandemide ikinci dalga riski var, böyle bir durumda üretimde tekrar azalış göreceğiz. Öte yandan izolasyon tedbirlerinin gevşetilmesi üretimde ve istihdamda artışı da getiriyor. Sektörde iyileşme hızlandıkça enflasyonist baskıları konuşmaya başlayacağız. Bu durum en çok kimi etkileyecek? Elbette, düşük gelirli hanehalkını: Pandemi ile fiyatlarda sert yükselişe maruz kalındı, üretimdeki artışla da çıktı fiyatlarındaki artıştan olumsuz etkilenilecek.

 

Dr. Fulya Gürbüz

 

The post Analiz: Fiyat artışlarındaki ana etken Türk lirasındaki değer kaybı appeared first on ParaAnaliz.

Facebook Comments