Sunday, October 24th, 2021

Çetin Ünsalan: Parasal genişleme üzerinden spekülasyon

Dünya ekonomisinin genel fotoğrafına baktığınızda tam tabir yerindeyse bir cadı kazanı görüntüsü veriyor. Bunun da ötesinde ortada halen 2 binli yıllardan kalan bir fatura var ve pandemi, ticaret savaşı gibi faktörlerle birlikte daha da ağırlaşmış vaziyette ki, kimse işin bu boyutuna değinmek istemiyor.

Ekonomide basit bir kural vardır. Bir riskin satılabilmesi için, onun alıcısının da ortamının oluşturulması gerekir. Ne yazık ki dünyada bireylerin ve şirketlerin aşırı borçlanmasına, krediyle yürütülen sistemin çökmesine ilave, pandemiyle birlikte kamu açıklarının da arttığı bir süreçte istenen ortam sağlanamıyor.

O zaman geriye sadece gerçekle bağdaşmasa da, hikayelerin yazılmaya çalışıldığı bir çaba kalıyor. Riski satmak isteyen finans piyasaları her aşamayı değerlendirerek, bunu spekülasyonlar üzerinden oluşturmaya çalışıyor.

Son hamle de, pandemi yardımlarıyla gelecek parasal genişlemenin, başta gelişmekte olan ülkelerin sorunlarına çare olacağı masalının üzerinden kurgulanan bir yapı. Özellikle Biden yönetiminin pandemi yardımlarına daha eğilimli olması, bunu AB’de Almanya’nın başını çeken grubunda göstermesi, spekülasyona da uygun bir ortam yaratıyor.

Şimdi bu aşamada riski satabileceğiniz ülkeler belli. Şöyle düşünün: Kredi başvurusu yapanların içinde en çok kim evrakı okumadan imzalar? Paraya en acil ihtiyacı olanlar…

İşte dünya kurgusu içerisinde bizim de içinde bulunduğumuz gelişmekte olan ülkeler, bugün kredi başvurusu yapan ve paraya acil ihtiyacı olan banka müşterisi konumundalar.

Burada yaratılacak sahte iyileşme ortamı, avlanacak kurban sayısının da oranını yükseltir. Oysa tersine bu tip ülkelerin daha çok bütçelerine önem vermesi, sıkı ve disiplinli bir mali politika uygularken, refah daralmasından direkt etkilenen geniş kesimlerin daha az hasar göreceği politikalar uygulaması gerekir.

Bugün ise yardımlar üzerinden yaratılmaya çalışılan algı şu: Ülkeler yardımlar üzerinden parasal genişlemeye gidiyorlar. Bu da piyasadaki emisyonu arttıracak. Doğal olarak mesela doların değeri düşecek ve para ulaşılabilir bir hal alacak.

Bunu yaparken neyi kullanıyorlar? 2 binli yıllardaki parasal genişleme ortamından kaynaklanan yaşanmışlıkları ve algıları… Oysa o gün ile bugünün koşulları arasında çok büyük farklılıklar var.

Dolar belki değer kaybedebilir. Ticaret savaşları arzusu da bunu destekliyor. Zannetmeyin ki Biden ile birlikte ABD’nin bu politikası tamamen değişecek. Fakat dolar değil, tüm dünya para birimlerine olan güven zedelendiği için bir gerileme söz konusu olabilir. Şüphesiz dijital para politikaları da bunun bir parçası…

Fakat aynı eksende sizin paranız da kıymetini yitireceğinden ve günün sonunda dolara olan ihtiyacınızın şiddeti artacağından bulmanız gereken dolar miktarı değişmeyecektir.

Ayrıca parasal genişlemelerin de pandemi öncesinde kamu ve bankalara tekrar döndüğü, pandemi sırasında da ya tasarrufa ya da günlük ihtiyaçların karşılanmasına gittiği açık. Yani piyasalara çok faydası yok. Hatta gelişmiş ülkelerin enflasyon yaratamaması da meselenin daha çok borç ödemelerine kaydığını gösteriyor.

Fakat yaratılan algı üzerinden öyle spekülatif bir saha yaratıyorlar ki, insanlar tekrar 2 binli yılların hayalini kurmaya başlıyor. Buna bir kez insanları inandırırsanız ne olur biliyor musunuz? Gerçekle alakası olmadığı için kişiler, firmalar bunu fark ettiğinde çoktan avlanmış olurlar.

O yüzden söylenenlere değil, bireysel ya da kurumsal bütçenize odaklanın. 2 binli yıllar tekrar geri gelmeyeceği gibi, o yıllardan kalan normal ekonomide üretilenle, türev piyasalar arasında oluşan 10 katlık sahte refahın farkının faturasını ödeyecek adres de aranıyor. Dikkat edin ava giderken avlanmayın.

cetinunsalan@yahoo.com

The post Çetin Ünsalan: Parasal genişleme üzerinden spekülasyon appeared first on ParaAnaliz.

Facebook Comments