Pazartesi günü MSCI  Gelişmekte Olan Piyasalar (GOP, Ekonomiler = GOÜ) Hisse Endeksi %0.63, Latin Amerika Hisse Endeksi ise %3.5 prim yaptı. Tüm önde gelen Latin Amerika döviz birimleri dolara karşı değer kazandı. Salı sabahı ise Nikkei225 (%2.39 prim) önderliğinde GOÜ’den oluşan Asya’da coşkulu bir hisse rallisi var.  Tahvil fiyat ve getirilerini takip etmekte güçlük çekiyoruz, fakat Asya’da 24 Mayıs itibarıyla, Çin inşaat şirketleri önderliğinde pazarın en riskli kesiti olan junk tahvillerde de ralli vardı. Bunlarda ortalama getiri Nisan sonundan bu yana %10.6’dan %9.8’e geriledi. Artan ihraçlardan Gelişmiş Ülke fonlarının en azından “güvenilir” GOÜ FX ve yerel para cinsinden borç senetlerine para yatırdığını düşünüyoruz.

 

GOÜ’in de Covid-19 salgınının ekonomik yansımalarını atlattığı düşünülebilir, fakat bu kesinlikle doğru değil. Rusya, Hindistan, Meksika ve Brezilya’da vakalar hızla artıyor. Finans basınında yıl ilerledikçe temrrüte düşecek GOÜ sayısının artacağı kaygısı çok yaygın. Bu konu Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Çünkü en az iki çok paylaşılan makale Türkiye’nin de borç krizine düşmeye aday olduğunu iddia etti. Bunları haberin en dibinde link olarak okurlarımızın dikkatine sunduk.

Uzmanların GOÜ hakkında neden kaygılı olduğunu anlatan Observer Research Foundation’ın “Covid-19 and emerging economies: What to expect in the short- and medium-term” raporundan alıntılar, ufkun kara bulutlarla dolu olduğunu çok iyi anlatıyor.

GOÜ eşzamanlı patlayan 3 fırtına ile boğuşuyor. Yukarda andığımız gibi, Brezilya, Hindistan, Meksika ve Rusya’da Covid-19 salgının kısa sürede bitmesi olası gözükmüyor. Bu görünüm hem ekonomik beklentileri bozuyor, hem de sokağa çıkma yasağı gibi ekonomik kısıtlamaları uzatarak kamu maliyesi ve hanehalkı bütçesi üzerinde baskı yaratıyor.

İkincisi, Rusya, Orta Doğu, Afrika, Meksika ve Brezilya gibi ülkeler enerji ihracatçısı. Petrol fiyatlarında gerileme bu devletlerin halka mali yardım sağlamasını zorlaştırıyor. Son olarak da, risk iştahı kısmen geri dönse de, dış finansman maliyetleri salgın öncesine nazaran hala çok yüksek ki bu hem para hem de bütçe politikasının manevra alanını daraltıyor.

Bunun yanında, havacılık, turizm, konaklama gibi sektörler her GOÜ’de uzun soluklu yara  alacak. IMF son Global Görünüm Raporu’nda GOÜ 2020 büyüme oranını eksi %1’e revize ederken, bu ülkelerin  $2.5 trilyon finansman açığı doğacağını hesapladı.

 

GOÜ’in bu fırtınalarla başetme kapasitesi Gelişmiş Ülkelere göre çok sınırlı. Mesela, ABD istediği kadar çok ucuz faizden borçlanarak maliye politikasını sonsuza kadar gevşetebilir. Fed de bilançosunu. Halbuki, sıradan bir GOÜ için dış ve iç borçlanma imkanları kısıtlıyken,  para arzını hızla artırmak da sermaye kaçışı ve devaluasyona neden oluyor.

Karşılıklı swap antlaşmaları geçici fakat kıymetli bir çözüm.  Fed’in bu bahiste önemli bir rol oynayacağı görülüyor. Fakat asıl sorumluluk IMF’de ki onun da kısa vadeli borç takası antlaşmaları için ayırdığı kaynak ana sözleşmesi itibarıyla sınırlı. Bu yüzden G-20 ve Paris Klubü gib GOÜ’ye borç veren ülkeler bunların 2021’e kadar ötelenmesini, hatta tenzilat yapılmasını istiyor. Fakat, özel fonlar ve  Çin değişik sebeplerden dolayı bu talebe direniyor.

Ufukta iki risk daha var ki, bir çok ülke için fırsat da olabilir. ABD-Çin gerginliğinin ekonomik Soğuk Savaş’a dönüşmesi ihtimali iyice yükseldi. Ayrıca, Çin ve Hindistan gibi ülkelerde salgından kaynaklanan üretim kesintileri, Gelişmiş Ülkelerde “on-shoring” ya da tedarik zincirini üretim merkezlerine yakın noktalarda yeniden oluşturma güdüsü doğurdu. Asya’da Vietnam ve Hindistan, ABD için Meksika, Doğu Avrupa da AB için yeni tedarik merkezleri statüsüne kavuşabilir.

 

Gelecekte doğacak avantajlar ve dezavantajlar karşılaştırıldığında 3 gözlem yapılabilir. İlkin, salgın uzadıkça, artan sayıda GOÜ’in ekonomik olarak nefesi kesilecek ve borç krizine girmesi ihtimali artacak. İkincisi, ihracatı ve döviz rezervleri  sağlam ülkeler daha az zarar görcek. Sonuncusu, tüm ülkeler Soğuk Savaş riskini asgariye indirmek ve yeni tedarik zincirlerinde yer alabilmek için ekonomilerini yeniden yapılandırma ve nihayetinde siyasi olarak taraf seçmek zorunda kalacak.

 

Dünya Ekonomisi:  2022’ye kadar normale dönüş yok

 

ABD-Çin dalaşında ikinci round Türkiye’ye yarar sağlayacak

 

Gelişen Ülkelerin ikilemi:  Erken normalleşmenin bedeli

 

Haberde atıfta bulunduğumuz iki makale

 

A warning for Turkey: EM’s hidden debt risk

 

Harvard’s Reinhart and Rogoff say this time really is different

 

The post Covid-19 ve Gelişen Ekonomiler: Kısa ve orta vadeli problemler ağır basıyor appeared first on ParaAnaliz.

Facebook Comments