Sunday, October 24th, 2021

Erdoğan “Öncü göstergeler 2020’de yüzde 1 büyüme işaret ediyor”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Öncü göstergeler 2020 yılını yüzde 1 büyüme ile kapatabileceğimize işaret ediyor. Son yapılan uluslararası analizler, G20 ülkeleri içinde 2020 yılını pozitif büyüme ile kapatabilecek iki ülkenin Türkiye ve Çin olduğunu gösteriyor. Ekonominin üretim, tüketim, yatırım harcamaları ve ihracat tarafı oldukça güçlü seyrediyor” dedi.

Erdoğan, “15 Şubat’ta köy okulların açılmasını kararlaştırdık. Vakalarda olağan bir artış söz konusu olursa eğitime yeniden ara verilecektir. Özellikle söyleyeyim. 8 ve 12. sınıflar ile ilkokul ve özel okulların eğitim öğretiminin 1 Mart’tan itibaren başlaması için hazırlıklara başlanacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Yılın ilk gününden itibaren bir yandan salgınla mücadeleye, bir yandan yatırımlara, eser ve hizmet kazandırma çalışmalarına hız verildiğini aktaran Erdoğan, ocak ayında hizmete sunulan projelere ilişkin bilgiler verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yılın ikinci günü Kömürhan Köprüsü ile bağlantı tüneli ve yolunu hizmete açtık. Bu eser Elazığ ve Malatya’yı birbirine bağlamanın ötesinde ülkemizin doğu-batı- kuzey-güney ulaşımının en önemli bağlantısıdır. Kömürhan Köprüsü kendi kategorisinde dünyanın 4. büyük eseri olma hasebiyle ayrıca anlamlıdır. Türkiye’nin uzay çalışmalarındaki iddiasının ve gücünün son işareti olan Türkstat 5A uydumuzu 8 Ocak’ta Amerika’dan yörüngesine yolcu ettik. İnşallah 5B uydumuzu da önümüzdeki yaz başında uzaya fırlatacağız” dedi. Uzay çalışmalarında uzak mesafelerdeki büyük uydular yerine düşük maliyetleri ve teknik kolaylıkları sebebiyle daha kısa mesafelerdeki mikro uyduların öneminin giderek arttığına dikkat çeken Erdoğan, ”Bu amaçla ülkemizde bir mikro uydu fırlatma tesisi kurma çalışmalarına başladık. İnşallah çok uzak olmayan bir tarihte ülkemizin ve dostlarımızın uydularını kendi tesisimizden uzaya göndereceğiz. Haberleşmeden enerjiye, çevrenin korunmasından savunma sanayiine kadar geniş bir kullanım alanına sahip uzay ve uydu teknolojileri konusunda ülkemizi marka haline getirmekte kararlıyız. Bu adımın gençlerimizin 2053 vizyonlarının alt yapısına yapacağımız en büyük desteklerden biri olacağına inanıyoruz” diye konuştu.

“Bizim görevimiz dünyanın ve Türkiye’nin değişim şartlarında milletimizin değişen ihtiyaç ve beklentilerine göre yeni reform gündemleri oluşturmaktır”

Türkiye’nin son 18 yılının en büyük özelliğinin demokrasi ve ekonomide kesintisiz bir reform gündemine sahip olması olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Yıllarca siyasi istikrasızlıklar, ekonomik krizleri, darbeler, vesayet kıskacında bu ülkenin ve milletin enerjisini, vaktini, imkanını heba edenlerin yol açtığı kayıpları telafi etmek için gerçekten çok çalıştık. Bu mücadeleyi ülkeyi bu hale getiren vesayetçilerin, darbecilerin, kriz tüccarlarının nice sinsi tuzaklarına rağmen başarıya ulaştırdık. Tabii reform dediğimiz değişim ve dönüşüm gündemi dinamik bir süreci ifade ediyor. Bizim görevimiz dünyanın ve Türkiye’nin değişim şartlarında milletimizin değişen ihtiyaç ve beklentilerine göre yeni reform gündemleri oluşturmaktır. Her kim artık bu ülkede yeni reforma ihtiyaç yok derse bilinmelidir ki o kişi Türkiye’den de, dünyadan da toplumdan da bihaberdir. Mesela daha düne kadar kendi çocuklarına dahi üniversite eğitimi imkanı sunmayan bir Türkiye ile bugün 8 milyon evladı yanında 200 bin yabancıya yükseköğrenim sağlayan bir Türkiye’nin eğitim yaklaşımı aynı olabilir mi? Aynı şekilde geçmişte bırakın dünya ile rekabet etmeyi, kendi vatandaşlarının askeri ihtiyaçlarını karşılayacak, sağlık, ulaşım, enerji, sanayi, teknoloji, şehircilik, çevre, spor alt yapısına sahip olmayan bir ülkenin ihtiyaçlarıyla bugünküler aynı olabilir mi? Yine kendi sınırları içinde teröristle baş etmekte zorlanan bir Türkiye ile sınırları ötesinde güvenli alanlar oluşturan, çok daha ötelerde harekatlar yürüten bir Türkiye’nin güvenlik stratejileri aynı olabilir mi?” ifadelerini kullandı.

“Yasamanın alanındaki konularla ilgili Mecliste, idari alanlardaki konularla ilgili Cumhurbaşkanlığımızda gereken adımları atmaya başlayacağız”

Gelinen noktada yeni ve köklü reform ihtiyaçlarının artık ertelenemez olduğunun görüldüğünü söyleyen Erdoğan, ”Bu çerçevece hukuki ve ekonomik reform paketlerinin hazırlıklarını zaten bir süre önce başlatmıştık. Adalet Bakanlığımız hukuki reformlarla, Hazine ve Maliye Bakanlığımız ekonomik reformlarla ilgili teknik çalışmaları hamdolsun belirli bir seviyeye getirdi. Bu reform paketleri çalışılırken dünyadaki ve ülkemizdeki gelişmelerin detaylı bir analizi yanında ilgili tüm bakanlıklarımızla, kurumlarla, sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeler yapıldı. Hazırlık çalışmalarında ortaya konan tespitler ve teklifler çerçevesinde her kesimin ihtiyaçlarını ve beklentilerini karşılayacak taslaklar ortaya çıktı. Bu taslakları hem kendi içimizdeki kurumlarda, hem Cumhur İttifakı ortağımızla değerlendirip nihai aşamaya getireceğiz. İnşallah çok yakında reform paketlerimizin felsefesini, amaçlarını, hedeflerini ve faaliyet başlıklarını içeren kapsamlı bir çalışmayı kamuoyuyla paylaşacağız. Hemen ardından yasamanın alanındaki konularla ilgili Mecliste, idari alanlardaki konularla ilgili Cumhurbaşkanlığımızda gereken adımları atmaya başlayacağız” şeklinde konuştu.

“Cumhur İttifakı ortağımızla bu konuda bir anlayış birliğine varmamız halinde önümüzdeki dönemde yeni anayasa için harekete geçebiliriz”

“Türkiye’de sorunların kaynağının 1960’dan beri darbeciler tarafından yapılan anayasalar olduğu açıktır” diyen Erdoğan, “Ne kadar değiştirirsek değiştirelim anayasanın ruhundan darbe ve vesayet izini silmek mümkün olmuyor. Bunun için daha önce yeni bir anayasa girişiminde bulunmuştuk. Mecliste sandalye sayılarına bakmadan tüm partilerden eşit temsilciyle başlatılan çalışmalar CHP’nin süreci tıkaması ve uzlaşmaz tutumu sebebi ile maalesef neticeye ulaşamamıştır. Ülkemizin bu önemli fırsatı kaçırmış olmasından dolayı üzüntülüyüz. Belki şimdi Türkiye’nin tekrar yeni bir anayasayı tartışmasının vakti gelmiştir. Anayasa çalışması öyle gizli saklı mahfillerde, terör örgütü ile irtibatlı kesimlerin gölgesinde, ülkesiyle zihni ve kalbi bağlantısı kopuk isimlerle yürütülebilecek bir iş değildir. Bu çalışmanın milletin gözü önünde ve onun temsilcilerinin tamamının katılımıyla şeffaf bir şekilde gerçekleştirilmesi, ortaya çıkan metnin mutlaka milletin takdirine sunulması gerekir. Cumhur İttifakı ortağımızla bu konuda bir anlayış birliğine varmamız halinde önümüzdeki dönemde yeni anayasa için harekete geçebiliriz” açıklamasında bulundu.

“En güçlü ekonomiler bile küçülmeye, daralmaya başladı”

Korona virüs salgınının ülke ayrımı yapmaksızın tüm dünyada tüketimi, üretimi, ticareti, yatırımı, turizmi ve sosyal hayatı derinden etkileyen sıkıntılara yol açtığını söyleyen Erdoğan, “En güçlü ekonomiler bile küçülmeye, daralmaya başladı. Hasarın boyutunu gösteren çarpıcı rakamları paylaşmak istiyorum. Yapılan son tahminlere göre 2020 yılında küresel ekonominin yüzde 3,5, gelişmiş ülkelerin yüzde 4,9, gelişmekte olan ülkelerin yüzde 2,5 oranında küçülmesi bekleniyor. Görmeye alışık olmadığımız bu oranlar, bu rakamlar yaşanan krizin ne kadar derin olduğunu işaret ediyor. Tabii bu denli bir ekonomik küçülme aynı zamanda işsizlik demektir. Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre 2020 yılında çoğu gençlerden ve kadınlardan oluşan 255 milyon iş kaybı yaşandı. Sadece bu iş kayıplarının ekonomik değeri 4 trilyon dolara yakın. Böylesine zorlu bir küresel konjonktürün Türkiye’yi olumsuz etkilememesi elbette mümkün değil. Fakat bizi dünyadan ve özellikle gelişmiş ülkelerden ayıran çok önemli avantajlarımız var. Biz son 18 senendir sağlığa, sosyal güvenliğe, sanayiye, teknolojiye, toplumun refahını artıracak her alana büyük yatırım yapan bir ülkeyiz. Yaptığımız yatırımların karşılığını bu gibi zor günlerde alıyoruz” diye konuştu. Salgın süresince Türkiye’nin direncinin kırılmadığı gibi tam tersine önüne yeni fırsatlar çıktığını belirten Erdoğan, ”Milletimiz azmini, çalışkanlığını, yardımseverliğini bu dönemde yeniden tüm dünyaya gösterdi. Sağlıkçılarımızın özverisini, sanayide, tarımda, hizmet sektöründe çalışan kardeşlerimin alın teri ile tamamladı. Aşı ve ilaç geliştirmeye kendini adayan bilim insanlarımızın tutkusunu uzaktan eğitimle öğrencilerine ulaşan öğretmenlerimizin çabaları tamamladı. Salgına karşı hep birlikte topyekûn bir seferberlik yürüttük. Hükümetimiz bu süreçte sağlıktan sosyal desteklere kadar her konuda vatandaşlarımızın yanında olacak adımları attı” dedi. Salgın süresinde verilen desteklere ilişkin bilgiler aktaran Erdoğan, “Yaklaşık 650 bin emeklimizi kapsayan en düşük emekli maaşı ödemesini bin liradan bin 500 liraya yükselttik. Bunu bu iktidar yaptı. Sosyal destek kapsamındaki tüm ailelere ilave nakdi yardım yaptık. Büyüklerimize sahip çıkarak yalnız yaşayan 80 yaş üstü vatandaşlarımızı yakın takibe aldık. Ekonomiyi canlandırmak ve istihdamı korumak için geliştirdiğimiz bir dizi tedbiri kararlılıkla uyguladık. Bay Kemal, öyle danışıklı dövüşte öyle gidip çöp konteynerleri içerisinden aldatmak suretiyle vatandaşlarımızı işte bak aç, açık, sefil gibi yalan yanlış haberlerle, spekülasyonlarla sen bu milleti aldatamayacaksın. Zaten böyle söyledikçe de bak artık partin kendi içinde dağılmaya başladı” ifadelerini kullandı. Kısa çalışma ödeneğinin şartlarını kolaylaştırdıklarını ve kapsamını genişlettiklerini söyleyen Erdoğan, ”Ayrıca kısa çalışmadan ve işsizlik sigortası şartlarından yararlanamayıp ücretsiz izne çıkarılanlar için nakdi ücret desteği vermeye başladık. Bunları biz yapıyoruz. Sosyal koruma kalkanı kapsamında bugüne kadar çeşitli kesimlere verilen hibe desteklerinin rakamı 49 milyar lirayı geçti. SGK teşviklerimiz ve İŞKUR desteklerimizle birlikte bu rakam 71 milyar liraya ulaştı. Geçtiğimiz yıl salgın şartlarına rağmen 16 milyonluk turist sayısına ulaştık. İhracatçılarımıza stok finansman desteği sağladık. İhracatçılara destekleme ve fiyat istikrarı fonu kapsamında 2,4 milyar lira destek ödemesi yaptık. Dijital ortamda yapılan pazara giriş çalışmalarını destekledik. Mart 2020’den itibaren belirli sektörler için mücbir sebep ilan ederek vergi yükümlülüklerini ve Sosyal Güvenlik Kurumu prim ödemelerini 6 ay erteledik. Böylece 29 milyar lira vergi alacağını, 40 milyar lira Sosyal Güvenlik Kurumu alacağını erteleyerek 2,5 milyon vergi mükellefini rahatlattık. Yurt içi yolcu taşımacılığında eğitim ve öğretim hizmetlerinde yeme-içme, sinema, tiyatro ve konaklama hizmetlerinde KDV oranını yüzde 1’e indirdik. Şu ana kadar 7 buçuk milyon vatandaşımız 108 milyar liralık alacağı yapılandırmak amacıyla vergi dairelerimize başvurdu” açıklamasında bulundu.

“Öncü göstergeler 2020 yılını yüzde 1 büyüme ile kapatabileceğimize işaret ediyor”

Salgın sebebi ile faaliyetleri tamamen durdurulan kıraathane, kahvehane, sinema salonları işletmelerinin mücbir sebep hükümleri kapsamında vergi yükümlüklerinin ertelendiğini hatırlatan Erdoğan, uygulanan ekonomi politikalarının olumlu etkilerinin üçüncü çeyrekten itibaren makro ekonomik verilere yansımaya başladığını kaydetti. Erdoğan, “Öncü göstergeler 2020 yılını yüzde 1 büyüme ile kapatabileceğimize işaret ediyor. Son yapılan uluslararası analizler, G20 ülkeleri içinde 2020 yılını pozitif büyüme ile kapatabilecek iki ülkenin Türkiye ve Çin olduğunu gösteriyor. Ekonominin üretim, tüketim, yatırım harcamaları ve ihracat tarafı oldukça güçlü seyrediyor” dedi.

 

Haberin devamı için: https://www.foreks.com/haberDetay?id=6018d2e859080100010ae997

The post Erdoğan “Öncü göstergeler 2020’de yüzde 1 büyüme işaret ediyor” appeared first on ParaAnaliz.

Facebook Comments