Uluslararası Para Fonu (IMF), küresel ekonominin görünümü hakkındaki tahminini üç ay öncesinden daha aşağıya doğru revize etti.  Covid-19 salgını kaynaklı “ciddi bir ekonomik serpinti” nedeniyle küresel ekonominin beklenenden daha derin bir resesyona gireceği ve yüzde -4,9 oranında daralacağını öngördü.

Fon Türkiye ekonomisinin 2020’de yüzde 5 daralmasının ardından 2021!de yüzde 5 büyüyeceğini öngörmeye devam ediyor. Genel hükümet bütçe açığının GSMH’ye oranının bu sene sonunda yüzde 8,4, 2021 de ise yüzde yüzde 7,5 olacağını öngörmekte.  Bu rakam 2019 sonunda yüzde 5,3 ve 2018 sonunda yüzde 3,8 idi Türkiye için.

Yeni tahmin, fonun Nisan ayı tahminlerinin 1,9 puan altında ve bu rakam bu yıl kısmi ve durgun bir toparlanmayı da içermekte.  Fon, küresel ekonominin 2021 yılında yüzde 5,4 oranında büyüyeceğini tahmin ediyor.

IMF baş ekonomisti Gita Gopinath, “Covid-19 salgını, ekonomileri virüsü kontrol altına almaya ve hayat kurtarmaya yardımcı olan bir Büyük Kilitlemeye itti, ancak Büyük Buhran’dan bu yana en kötü durgunluğu da tetikledi” dedi.

“Ülkelerin yüzde 75’inden fazlası şu anda pandemi gelişmekte olan ve gelişmiş ekonomilerde yayılmaya devam ederken, ekonomilerini yeniden açma aşamasında. Bununla birlikte, tıbbi bir çözüm bulunmadığında, toparlanmanın gücü oldukça belirsiz; sektörler ve ülkeler üzerindeki dengesiz etkiler var. Şimdi 2020’de daha derin bir durgunluk ve 2021’de daha yavaş bir toparlanma öngörüyoruz.”

Revizyon, 2021 küresel gayri safi yurtiçi hasılanın Fon’un Ocak 2020’deki Covid-19 öncesi tahminlerinden yaklaşık 6,5 puan daha düşük bırakacak.

Fon, birçok ülkede ekonomik durumun pandemi bazı ülkelerde hızlanıp bazılarında dengelendikçe beklenenden daha kötü olduğunu söyledi. Gelişmekte olan birkaç pazar ülkesi ve bazı gelişmiş ekonomiler hariç, çoğu ülkeyi etkileyen hastalık yılın ilk çeyreğinde senkronize derin bir gerileme yarattı. Fon, Nisan ayında yeniden açılan Çin hariç, ikinci çeyrekte daha “ciddi bir daralma” olduğuna işaret etti.

Söz konusu ekonomik daralma, sosyal mesafe önlemleri, kilitlenmeler, yüksek gelir kayıpları ve zayıf tüketici güvenini yansıtan tüketim ve hizmet çıktılarındaki düşüşten de etkilendi. Mobilite, perakende, rekreasyon ve işyerlerinde bastırılmış aktivite ile ilişkili olarak düşük kalmaya devam ediyor.

Fon, ekonomik aktivitedeki sert düşüşün küresel işgücü piyasasında “felaket bir darbeye” yol açtığını söyledi. Her ne kadar çoğunlukla Avrupa’daki bazı ülkeler kısa süreli çalışma planları içeren önlemler uygulamaya koyabildiyse de, bu etki oldukça büyük. Uluslararası Çalışma Örgütü’ne (ILO) göre, yılın ilk çeyreğinde 2019’un son üç ayına kıyasla çalışma saatlerindeki küresel düşüş, 130 milyon tam zamanlı iş kaybına denk geliyor. Yılın ikinci çeyreğinde yaşanan düşüşün, 300 milyondan fazla tam zamanlı işin kaybedilmesine denk gelmesi muhtemel görünüyor.

Ekonomik faaliyetteki senkronize gerileme, ülkeler bazında iç aksaklıkları artırarak küresel ticarette daralmaya yol açtı. Fon, talebin zayıflaması, turizmde çöküş ve kapanışlara ilişkin arz sorunları nedenleriyle ticaretin ilk çeyrekte yıllık bazda yaklaşık yüzde -3,5 oranında küçüldüğünü vurguluyor.  Fon ayrıca zayıflayan enflasyona da değinmekte.  2019’un sonundan bu yana gelişmiş ekonomilerde yaklaşık yüzde 1,3 puan düşerek zayıflayan enflasyon Nisan 2020 itibariyle yıllık %0,4’te; gelişmekte olan ekonomilerde aynı dönemde enflasyon 1,2 puan azalarak yüzde 4,2’ye geriledi.

2019’da yüzde 1,7 oranında büyüdükten sonra, gelişmiş ekonomilerin bu yıl yüzde 8 küçüleceği tahmin ediliyor; IMF’nin Nisan ayındaki tahmini yüzde -6,1’di.

Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD’deki daralmanın, üç ay önceki yüzde -5,9 tahminine kıyasla yüzde -8’e yükseleceği tahmin ediliyor. Pandemi, 2008-9 küresel mali krizinden bu yana ABD’de yaratılan tüm istihdamı yok etmiş boyutta.

Avrupa’nın en büyük ve dünyanın dördüncü büyük ekonomisi olan Almanya’da büyümenin, bir önceki yüzde -7’lik tahminle karşılaştırıldığında yüzde -7,8 oranında küçülmesi beklenirken, Fransa için tahmin yüzde -7,2’den yüzde -12,5’e güncellenmiş durumda.

Dünyanın ikinci en büyük ekonomisi olan ve Covid-19’un başladığı Çin’deki büyüme, 2019’daki yüzde 6’nın ardından, yaklaşık otuz yıldaki en yavaş hızına gerileyecek ve yüzde 1’e düşecek. Nisan ayında Fon’un beklentisi yüzde 1,2 idi.

Dünyanın üçüncü büyük ekonomisi olan Japonya’nın, 2019’da yüzde 0,7 büyüdükten sonra Nisan ayında yüzde -5,2 olan tahminle karşılaştırıldığında yüzde -5,8 oranında daralması bekleniyor.

Bankacılığı endüstrisinin kredi krizi nedeniyle ekonomisi yavaşlayan Hindistan’da, 2019’da yüzde 4,2 oranında genişledikten sonra Nisan’daki yüzde 1,9’luk bir büyüme tahmini ile karşılaştırıldığında şimdi yüzde -4,5 gibi derin bir daralma olması bekleniyor.

Son zamanlarda koronavirüs enfeksiyonlarının arttığı Latin Amerika’nın büyük iki ekonomisi, Brezilya ve Meksika’nın en bu yıl sırasıyla yüzde -9,1 ve -10,5 oranında daralması bekleniyor.

Arap dünyasının en büyük ekonomisi olan Suudi Arabistan’ın Nisan ayında yüzde -2,3 olan daralma tahminine göre şimdi yüzde -6,8 oranında küçülmesi bekleniyor. ABD’nin yaptırımlarıyla hasar gören Orta Doğu’daki Covid-19 merkezi olan İran ekonomisinin daha önce tahmin edildiği gibi yüzde 6 oranında daralacağı tahmin ediliyor.

Afrika’nın en büyük ekonomisi ve en büyük petrol üreticisi olan Nijerya ekonomisinde daralma bir önceki %-3,4 tahmininden %-5,4 güncellenmiş. Güney Afrika ekonomisi ise önceki yüzde -5.8’lik bir tahminden şimdi yüzde -8 daralmaya güncellenmiş.

Dünya ticaret hacminin geçen yıl yüzde 0,9 artmasının ardından bu yıl yüzde -11,9 daralacağını öngören Fon temel nedenler olarak da mal ve hizmet ve turizm talebinin zayıflığına işaret ediyor.

Petrol fiyatları bu yıl 36.20 $ ve 2021 yılında 37.50 $ olarak tahmin ediliyor.

Fon, hükümetlerin üçte ikisinin salgının etkisini telafi etmek için mali desteklerini artırdıklarını, ekonomilerine yaklaşık 11 trilyon dolar pompaladıklarını söyledi. Uyarıcı yardımcı olmasına rağmen, dünyadaki ilk iyileşme eşit olmadığını vurguladı. Hükümetlerin öncelikli olması gereken sağlık kapasitesinin artırılmasıyla birlikte tetikte kalmaları ve sağlık risklerini yönetmeleri gerektiğini söyledi.

Daha önce yağptığı borçların hafifletilmesi ve çok taraflı işbirliği çağrısını yineleyerek sağlık krizleri ve dış finansman eksiklikleri ile mücadele eden ülkelere likidite sağlanmasını istedi. Fon ayrıca bu yıl küresel kamu borcunun, gelişmiş, gelişmekte olan piyasalar için, ekonomik çıktı ile oransal olarak, kayıtlı tarihin en yüksek seviyesine ulaşacağını öngörmekte.

IMF

 

The post IMF’nin büyüme tahminlerinde sert aşağı yönlü revizyon appeared first on ParaAnaliz.

Facebook Comments