ABD doları açısından dünyanın birincil rezerv para birimi olarak “fahiş imtiyaz” dönemi sona eriyor. Bu tanımı eski Fransa Maliye Bakanı Valery Giscard d’Estaing, 1960’lar ilk defa kullanmıştı.  Orada öfkesi, aşırı genişletilmiş yaşam standardını desteklemek için doları kullanan ABD yönetimineydi. Neredeyse 60 yıl boyunca dünya bu duruma şikayet etti, ancak hiçbir şey yapamadı. Fakat şimdilerde o günler bitmiş gibi görünüyor.

Covid-19 salgınının etkisiyle, ABD yaşam standartları daha önce hiç olmadığı kadar daralmak üzere.  Aynı zamanda dünya, bir zamanlar yaygın olarak kabul edilen Amerikan istisnailiğinin varsayımı hakkında ciddi şüpheler yaşıyor. Para birimleri önemli iki güç arasında denge oluşturuyor: – iç ekonomik temeller ve bir ulusun güçlü veya zayıf olduğu konusunda dış algılar. Denge değişiyor ve dolarda yakın zamanda bir çöküş gelebilir.

Bu sorunun tohumları, pandemiden önce göze çarpan bir şekilde görünen yerli ABD tasarruflarındaki derin bir eksiklikle ekildi. 2020 yılının ilk çeyreğinde, hane halklarının, işletmelerin ve devlet sektörünün amortismana göre düzeltilmiş tasarrufunu içeren net ulusal tasarruf, milli gelirin %1,4’üne düştü. Bu, 2011’in sonundan bu yana en düşük seviye; üstelik 1960 ile 2005 arasındaki ortalama %7’nin beşte biri idi.

Yurtiçi tasarruftan yoksun olan fakat yatırım yapmak ve büyümek isteyen ABD, dolar açığını kapatmak için dünyanın birincil rezerv para birimi olarak doların rolünden büyük fayda sağladı ve yurt dışından artı değer tasarruflarından büyük ölçüde yararlandı. Ama tabi ki bedelsiz değil. Yabancı sermayeyi çekmek için ABD, 1982’den beri her yıl yatırımları da içerdiği için en geniş ticaret ölçüsü sayılan cari hesabında bir açık verdi.

Covid-19 ve tetiklediği ekonomik kriz, tasarruf ile cari hesap arasındaki bu gerilimi kırılma noktasına kadar uzatıyor. Suçlu: patlayan hükümet bütçe açıkları. İki partili Kongre Bütçe Ofisi’ne göre, federal bütçe açığının gayri safi yurtiçi hasılaya oranının 2021’de %9,8’e gerilemeden önce 2020’de barış zamanının en yüksek seviyesi olan % 17,9’una sıçraması bekleniyor.

COVID-19 la beraber şimdiye kadar verilen mali desteğin önemli bir kısmı başlangıçta korku güdümlü; işsiz kalan ABD çalışanlarının çoğu ellerine geçen desteği tasarrufa yönlendirdi.  Bu durum, genel ulusal tasarruf üzerindeki acil baskıları kısmen de olsa iyileştirme eğiliminde. Bununla birlikte, aylık Hazine Bakanlığı verileri, federal açığın krizle ilgili genişlemesinin, kişisel tasarruftaki korku kaynaklı dalgalanmanın çok ötesine geçtiğini, Nisan açığının ilk çeyrekte elde edilen seviyenin 5,7 katı veya Nisan ayında kişisel tasarruf artışından % 50 daha fazla olduğunu gösteriyor.

Başka bir deyişle, yoğun aşağı yönlü baskı şimdiden keskin bir şekilde depresyonda olan yurtiçi tasarruflara odaklandı. Yurtiçi tasarrufun ilk kez rekor düzeyde net olduğu küresel mali kriz sırasındaki durumla karşılaştırıldığında, 2008 yılının üçüncü çeyreğinden 2010 yılının ikinci çeyreğine kadar yurtiçi tasarrufun milli gelirin ortalama %-1,8’i seviyesi şimdi muhtemelen % -5 ila % -10 arasında duyulmamış bir bölgede yer almakta.

Ve dolar burada devreye girecek. Şu an için dolar güçlü ve kriz dönemlerinde uzun süredir göze çarpan tipik güvenli liman talebinden faydalanmakta. ABD ticaret ortaklarının geniş bir enine kesitine karşın dolar, Ocak-Nisan döneminde enflasyona göre düzeltilmiş dolar, Bank for International Settlements’ın verilerine göre ticaret ağırlıklı olarak Temmuz 2011’in en düşük seviyesine kıyasla % 33 daha yukarda. (Ön veriler Haziran başında kesirli bir düşüşe işaret ediyor.)

Ancak tasarrufta yaklaşan çöküş, cari işlemler açığının keskin bir şekilde genişlemesine işaret ediyor ve muhtemelen 2005 sonlarında rekorla ulaştığı GSYİH’nın % -6,3’ünün çok ötesine geçiyor. Rezerv para birimi olsun ya da olmasın, dolar korunmayacak bu şartlar altında. Anahtar soru düşüşü ne tetikleyecek?

Trump yönetiminden başka bir yerde sorunu aramayın. Korumacı ticaret politikaları, Paris İklim Anlaşması, Trans-Pasifik Ortaklığı, Dünya Sağlık Örgütü ve geleneksel Atlantik ittifakları gibi küreselleşmenin mimari direklerinden çekilme, Covid-19 tepkisinin büyük yanlış yönetimi ve 1960’lardan bu yana görülmemiş sosyal karmaşa, Amerika’nın keskin biçimde azalmış küresel liderliğinin acı dolu görünür tezahürleri.

Ekonomik kriz istikrar kazanmaya başladığında, umarım bu yıl ya da 2021’in başlarında, bu gelişmeler yurtiçi tasarruf dalgalanmaları gibi ABD içinde yankılanacak.  Dolar, Temmuz 2011’deki düşük seviyelerini kolayca test edebilir ve geniş ticari ağırlıklı, enflasyona göre ayarlanmış terimlerle % 35’e kadar zayıflayabilir.

Dolardaki çöküşün üç temel sonucu olacak: Bu enflasyonist olacak – deflasyona karşı hoş bir kısa vadeli tampon, ancak Covid sonrası ekonomik toparlanmanın zayıf olması muhtemel olanla birlikte, yine de stagflasyonun başlangıcı – zayıf ekonomik büyüme ve finansal piyasalara zarar veren artan enflasyonun güçlü birleşimi.

Ayrıca, zayıf bir dolar patlayan bir cari işlemler açık hastalığının semptomlarından olduğuna göre, Amerika’nın ticaret açığının keskin bir şekilde genişlemesine bakın. ABD ve ticaret ortağı olan 102 ulusla (yani Çin ikili dengesizliği) artan ticaret açığının en büyük parçası üzerindeki korumacı baskılar, geri tepecek ve ticaret düşük yüksek maliyetli üreticilere yöneldikçe ABD tüketicilerini vergilendirecek.

Son olarak, Washington’un Çin’le yanlış zamanda ticari ilişkileri zayıflatma arzusu karşısında, nihayet fahiş imtiyazını kaybeden ABD’nin tasarruf açığını kim finanse edecek? Ve hangi finansman – yani faiz oranları – bu fonlamaya yeterli olacak?

Covid-19 ve ırksal kargaşa gibi, “yüce” doların düşüşü de, tasarruf açığına sahip ABD ekonomisinin küresel ekonomik liderliğini çok sert bir ışık altına sokacak. Doların fahiş imtiyazının kazanılması gerekiyor, sonsuza kadar devam edeceğini düşünmek çok yanlış.

Stephen Roach-Bloomberg Opinion

The post Stephen Roach: Dolarda çöküş geliyor appeared first on ParaAnaliz.

Facebook Comments